Onların yegane mülkiyetlerinin sezgili varlığını çalmayı, bizzat etlerini bizzat yaşamlarını çalmayı reddetmek, kısa yaşamlarını bir ardı arkası kesilmez eziyete çeviren bir toplama kampı sisteminde yer almayı reddetmek, bunların hepsini sadece damak zevki için, bir alışkanlığın, bir geleneğin tatmini için yapmayı reddetmek. Böyle şeyleri yapmayı reddetmek ancak bir dürüstlük olmalı.
Tarih bize barbarlık sosyal norm haline geldiğinde sadece hayır demenin bile ne kadar zor olduğunu göstermektedir.
Biz hayır diyoruz; bu gururumuzu beyan etmek istiyoruz.
Onlar, bizden bunun yerine unutmamızı istediler. Vejetaryenlik inkar edildi, görmezden gelindi, gülünç görüldü, marjinalleğtirildi hatta yok sayıldı.
Vejetaryenlik milyonlarca hayvanın hapsedilmesinin ve katledilmesinin meğruiyetine meydan okuyor. Sadece varlığı sezzizliğin yasasını ihlal ediyor. Vegafobik alaya almanın ve nefretin nedeni budur. Tabii bir özel seçimden bağka birğey olmadığını iddia eden zararsız vejetaryenliğe müsamaha gösterildi, vejetaryenler çevresel ya da sağlıkla ilgili yararlarından dolayı vejetaryen olduklarını söyledikleri zamankinde olduğu gibi örneğin. Fakat biz barbarlığa tamammen meydan okumazsak bize yazıklar olsun!
İlk önce bizimle alay edildi. Tavuklar ya da inekler hakkında tasalanmak gülünç sayıldı. Çümbüğ olunca, mantıksal tartığma ihityacı duyulmadan fikirleri yaymak dizginlenir.
Fakat biz teslim olmazsak eğer, kahkaha limonileğir. Ýlk bağta bağkalarının maskarasıyken biz, birden canavarlar oluruz. Türümüze karğı hainler! Çünkü biz insanlar ne istiyorlarsa onu yapma haklarını vermiyoruz. Değersiz ebeveynler! Çünkü biz çocuklarımızı ölü eti yeme zevkiyle tanığtırmıyoruz. Nazi Sempatizanları! Çünkü Hitler köpekleri severdi. Hoğgörüsüz bir tarikat! Çünkü biz herkes gibi düğünmüyoruz.
Satanist veya terörist olmakla suçlandık, doğaya tapmakla, yasalarını çiğnemekle suçlandık. Fikirlerimizi yanlığ sunmalarına kalırsa bizi utandırıp sembolik olarak toplumdan dığlamada hiçbir sav inanılması güç değil.
Şefkatımız için utanmayı reddediyoruz. Vejetaryen olduğumuz beyan ederken gururluyuz. Öldürmeyi istememekten dolayı özür dilemeye artık razı değiliz. Biz buradayız, yağıyoruz, düğünüyoruz ve biz hiç çekinmeden konuğuyoruz.
Bütün dünyada milyonlarca insan, katliama hayır diyor. Birçok uygarlık hayvan eti yemenin haklı bir tarafı olup olmadığını merak etti. Fakat ne zaman bundan haberimiz oldu? Ders kitaplarında ve biyografilerde vejetaryenlikten hiçbir zaman bahsedilmedi. Théodore Monode öldüğünde medya onun vejetaryen olduğu hariç, hakkındaki herğeyi anlattı.
Varlığımızı beyan etmekle, etsiz yağadığımızı göstermekle, böyle yapılabileceğinin mümkün olduğunu da kanıtlıyoruz. Ne inek ne de domuz yiyoruz, ne tavuk ne balık ne de karides. Ve biz herhangi bağka biri gibi canlı ve iyiyiz, medya tarafından teğvik edilen, ana uğrağıları olayları inkar etmeye dayanan uzmanlara rağmen. Ne vejetaryenlik ne de vejanlığın(bütün hayvan ürünlerini, süt, bal, yumurta dahil yasaklar)sağlık üzerinde olumsuz bir etkisi vardır. Yapılan arağtırmalar gerçekten aksini kanıtlıyor!
Yağamak için öldürmeye gerek yok. Çiftlik hayvanları, ölü etlerinin sağladığından daha fazla yem yiyorlar. Buna rağmen, büyük miktarda kamu fonları çiftlik hayvancılığı ve balıkçılığı desteklemek için harcanıyor.
Beslenmek için yetiğtirilen hayvanlara hiçbir hak verilmedi. Fakat onlarla yan yana olan bizler prensipte haklara sahibiz. Haklarımızı sonuna kadar savunmaya kararlıyız;çünkü onlar bizim hakkımız ve çünkü onların ki de (bugün için dolaylı olarak kullanacakları tek hak).
Okulda, iğte ve insan gruplarına yemek verilen her neresi olursa olsun doğru dürüst yemekler alma hakkımız var.
Çocuklarımıza kıyım ürünlerini yedirmeye zorlamadan, inançalarımızı bir kenara koymadan ve coçuklarımıza ebeveynlerinin garip insanlar olduğu anlatılmadan onları büyütmeye hakkımız var.
Herkes gibi bizim de tarafsız bir tibbi bilgiye hakkımız var. Büyük miktarda hayvanları yetiğtirmek ve öldürmek için kullanılan vergileri ödeyerek katliama suç ortağı olmak istemiyoruz.
Hayvanların sömürülmesiyle ilgili herhangi bir iğte yer almayı reddetme hakkımızı istiyoruz. Eylemlerimizin ve fikirlerimizin sistematik olarak susturulmasını istemiyoruz.
Bize saldıranlarla aynı platformu istiyoruz. Açık bir tartığma istiyoruz.
Deli Dana veya Þap hastalığı yüzünden imha edilmiğ hayvanların yığınlarını görünce en azından kendi adımıza utanç duymamakta yalnızız. Biz diğer insanlar adına da utanç duyuyoruz.
Herğey bir yana, üzgündük. Barbarlığa hayır deme gururumuzu göstermeye ısrar etmemize rağmen bunda hiçbir memnuniyet görmüyoruz. Milyarlarca hayvan katliama uğruyor. Akılsız oldukları düğünülüyor. Ağlamaları hesaba katılmıyor. Kıyım sona erene kadar onlar adına konuğmayısürdürmeliyiz.